İşverenler ülkemizde çoğu zaman ülke şartları, güncel politika, yönetmelik, yasa vergiller ve çeşitli program ve devletin güdüm ile planalama eksiklerinden; kendilerine yol göstermediğinden şikayet ederler. Çoğu zaman haklı olabilirler; bunları alan uzmanlarına bırakalım ve onlara danışalım; fakat diğer bir yandan içeride yapılan kronikleşmiş uygulamalar ve kültürün insan doğası üzerindeki etkilerini görmezden gelebilir veya en gözler önünde olup, kendi oluşturdukları düzeni sıklıkla ihmal edebilirler.
Bizler de sorun olduğunda şirket analizi yaparken, kök-neden analizi ve tekniklerine başvururuz ve açıkça görüneni kanıtlı ve metodik şekilde ifade ederiz. Zaman zaman toplam kalite yönetim sistemleri de bu tip uygulamalarla şirketi aydınlatırlar.
Temelde olmayan üç şey şirketlerin altını yiyip durmaktadır:
1-Süreç belirsizlikleri
2- Güven Kültürü
3- Hukuki Yönetişim
Bugün güven kültürünü zedeleyen en temel kavramlardan birini: adil çalışma koşullarını ele elacağız. Konuya “olmayan”ın öneminden yola çıkarak hazırlık yapacağım.
Adil olmayan çalışma koşulları, işverenin satış gelirini ve kârlılığını önemli ölçüde etkileyebilir. İstatistikler ve pratik örneklerle desteklenen bazı ayrıntılı etkilerine bakarken gelin içinden çıkılamaz DÖNGÜ’ye yakından bir bakalım:
1- İŞLETMEDE HERŞEY VERİMLİLİK VE İŞ KALİTESİDİR (seçili paradigma)
Kötü çalışma koşulları çalışan verimliliğinin azalmasına ve iş kalitesinin düşmesine neden olur. Bu, son teslim tarihlerinin kaçırılmasına, daha yüksek hata oranlarına ve sonuçta tatminsiz müşterilere neden olabilir.

2-KÖTÜ ÇALIŞMA KOŞULLARI = OLUMSUZ STRES / OLUMSUZ GERGİNLİK
Avrupa İş Sağlığı ve Güvenliği Ajansı’nın raporuna göre işletmeler, strese bağlı verimlilik kayıpları nedeniyle GSYİH’lerinin yaklaşık %3-4’ünü kaybediyor. Amerikan Psikoloji Derneği (APA) tarafından yapılan bir araştırma, stresli çalışanların yaklaşık %20 daha az üretken olduğunu ve %37 daha yüksek devamsızlık oranına sahip olduğunu ortaya çıkardı . Çalışma koşulları tabi ki sadece psikolojik hallerden oluşmuyor, bir işyerinde sık kullanılan bir merdivenin trabzanını yaptırmadığınız için düşen bir yaşlı çalışanın sağlık masrafları ya da depo asansörü için güvenlik önlemlerini maliyetten kaçmak için düşük düzeyde yaptırmak gibi sebepleri, yeterince havalandırılmayan ve ısıl dengesi ayarsız ve çalışana bırakılan ortamlar iş güvenliği kapsamına giriyor.

Sonuç: İşyeri havası suyu yemeği ve psikolojik ortamı karanlıksa (fiziksel değil ruhsal olarak), çalışanlar maaş farkları yüzünden kavga ediyorsa, yönetimde şeffaf olmayan kpi ve performans kriterleri nedeniyle hakettiğini alamadığını düşünüyorsa, insanlar olumsuz strese girer ve bu olumsuz stres yıllık cironuzu 100 Milyon TL’den 80 Milyon TL’ye düşürüyor olabilir. Bu durumu şirkette gözlemleyebilecek farkında ve uygulamaya geçen yöneticileriniz yoksa HİÇ BU DURUMU GÖRMEDEN BU PARAYI KAYBEDERSİNİZ. Bu durum ileri giderse çalışanlarınızı psikolojik olarak hasta edebilirsiniz. Bu da yıllarca alıştığınız ve değişimi çok maliyetli insan kaynağını değiştirmeniz anlamına gelir.
3- STRESLİ ÇALIŞANLAR = YÜKSEK ÇALIŞAN DEVRİ
Yüksek personel değişim oranları işe alım ve eğitim maliyetlerini artırır. Kurumsal bir eğitim planı yapmamış şirketler bile ortalama zekadaki yeni mezun veya az tecrübeli çalışanlarının birkaç hafta ya da aylarını yeni personelin yeterli verimliliğe gelmesi için zaman harcarlar Sürekli olarak yeni çalışanların işe alınması iş akışını bozabilir ve genel verimliliği azaltabilir.
Kötü çalışma koşulları nedeniyle yüksek personel değişim oranlarıyla bilinen konaklama sektörü, çoğu zaman önemli maliyetlerle karşı karşıyadır. Örneğin, tek bir çalışanı değiştirmek, şirkete o çalışanın yıllık maaşının %16 ila %20’sine mal olabilir. İnsan Kaynakları Yönetimi Derneği (SHRM) tarafından yapılan bir araştırma, ortalama işe alım başına maliyetin yurtdışında 4.129 $ olduğunu ve bir pozisyonu doldurmak için gereken ortalama sürenin 42 gün olduğunu göstermektedir. Türkiye şartlarına çevirirsek işe alım başı maliyet yaklaşık 20.000-35.000 TL olsun (o adayla birileri telefonda görüşecek, eposta atacak, sonra randevu ayarlayıp görüşecek, sonra şirkete gelince birkaç aşama görüşelecek, eğer akıllı bir şirketse sınav yapılacak, işe girdikten sonra birileri program yükleyecek ve anlatacak, şirket uygulamaları hakkında toplantılar yapılacak vs vs = MESAİ SAATİ )

4- SÜREKLİ İŞTEN ÇIKARMAK/ALMAK = SÜREKLİ İŞ HUKUKU VE YASALARI BİLMEK VE UYGULAMAK
İş yasalarına uyulmaması ağır para cezalarına, yasal ücretlere ve uzlaşma maliyetlerine neden olabilir. Ayrıca davalar ve iş uyuşmazlıkları şirketin itibarına zarar verebilir ve daha fazla mali kayıplara yol açabilir. Doğru hazırlanmamış sözleşmeler, çalışan haklarını gözetmeyen uygulamalar, insanlık dışı ve aldatıcı fazla mesailer, varolan çalışan ve sendikal hakları engellemek ve görünmez kılmak…Hepsi şirketlere problem yaratabilir.
Walmart, ücret ve saat ihlalleri nedeniyle çok sayıda davayla karşı karşıya kaldı ve bu davalar multimilyon dolarlık ödemelerle sonuçlandı. 2016 yılında Walmart, ödenmemiş ücretler nedeniyle toplu dava açmak için 224 milyon dolar ödemeyi kabul etti. Mesleki Güvenlik ve Sağlık İdaresi (OSHA), bir işyerinde meydana gelen bir yaralanmanın ortalama maliyetinin, doğrudan maliyetler olarak 38.000 ABD Doları olduğunu ve dolaylı maliyetlerin muhtemelen 150.000 ABD Dolarına kadar çıkabileceğini bildirmektedir.
5- ÇALIŞAN MEMNUNİYETSİZLİĞİ =MÜŞTERİLERİN OLUMSUZ FİRMA ALGISI ve MARKA HASARI
Kötü çalışma koşulları hem mevcut mutsuz çalışanlar, hem de ayrılmaları gören paydaşlar ve çözüm ortakları ile olumsuz tanıtıma yol açarak şirketin marka imajına zarar verebilir ve müşteri sadakatini azaltabilir. Bu da satış gelirini doğrudan etkileyebilir. Kötü çalışma koşulları nedeniyle Apple’a ve tedarikçisi Foxconn’a yönelik tepki, protestolara ve medyada olumsuz haberlere yol açarak Apple’ı önemli değişiklikler yapmaya ve koşulları iyileştirmek için ek maliyetlere katlanmaya zorladı. Bu tip değişiklikler maalesef sadece büyük partnerler ve çok büyükler arasında değil; büyük partnerli küçük şirketlerin dikkat etmesi gereken işler.

Büyük içgörü firmalarından birinin anketine göre, tüketicilerin %87’sinin önemsedikleri bir konuyu savunan bir şirketten ürün satın alacağını, %76’sının ise bir şirketin inançlarına aykırı bir konuyu desteklediğini öğrenmeleri durumunda bir ürünü satın almayı reddedeceğini ortaya çıkardı.
6- MARKA HASARI / İŞ PARÇALARININ ÇALIŞILMAMASI = İŞLEYİŞ VERİMSİZLİKLERİ
Adil olmayan çalışma koşulları, zayıf iş akışı yönetimi, bakım eksikliği nedeniyle sık sık ekipman arızası, yüksek kusur oranları gibi operasyonel verimsizliklere yol açabilir. İş akışları satış, pazarlama, müşteri hizmetleri, ithalat ya da başka bir can alıcı departmanda olabilir. İş akışlarındaki sorunları görmek için süreç analisti veya iş geliştirmecilerle çalışılır fakat bazen yönetimlerin kararları ve gereksiz müdahaleleri, mikro yöneticiler vb. tüm operasyonel akışı bozabilir.

Mesela, imalat sektöründe kötü çalışma koşulları, daha yüksek oranda ekipman arızası ve ürün kusurlarıyla ilişkilendirilmiştir. Daha iyi çalışma koşullarına sahip şirketler daha az kusur ve daha yüksek operasyonel verimlilik bildirmektedir. Devamsızlık ya da devamsızlık eğilimli çalışanlar varsa, işyerleri önce kendi yarattıkları koşulları mutlaka göz önünde bulundurmalılar.
