Günümüzde sistem yaklaşımı metodolojik bir alan olmaktan ziyade bir yöntem, bir bakış açısı ve bir değerlendirme yöntemi olarak fen bilimlerinin yanı sıra eğitim, psikoloji, sosyoloji, siyaset, ekonomi gibi sosyal bilimlerde de yaygın olarak kullanılmaktadır.

Sistem Nedir?

Birbirleriyle ilgili ve biribirinden bağımsız elemanların örgütlü ve amaçlı yapısıdır. Bu elemanlar (komponentler, varlıklar,  faktörler, üyeler, parçalar) sistemdeki varlıklarını ve hareketilerini sürdürebilmeleri için birbirlerini direk veya dolaylı yoldan etkilerler ve sistemin hedefini sağlamaya çalışırlar.

Tüm sistemlerin ortak özellikleri:

  1. Girdi, çıktı ve geribildirim mekanizmaları vardır
  2. Değişen bir dış  çevrede durağan bir durum sergilerler
  3. Sistem elemanları, bütünün özelliklerinden farklı özellikler sergilerler ancak diğer herhangi bir eleman tarafından kapsanamazlar ve onlara aidiyet taşımazlar.Ek olarak sistemi gözleyen tarafından sınırları tanımlanabilirdir.

Sistemler, her tür  alt bütünlerini kapsarlar ve daha büyük sistemlerin parçasıdırlar. Eğer bir eleman çıkartılırsa veya değiştirilirse, işlevlerini yerine getirmez hale gelirler.  Hep birlikte evrenin bir bağlamlaşmış üst-sistem olarak  algılanışında ve anlamlandırılmasında  ve dünyayla ilgili düşünüşlerimizin tanzimine olanak sağlarlar.

Birçok sistem yüzeysel değerlendirmede birbirinden farklılık gösterse de,  kayda değer aynılıklar gösterirler. (hücreden, insan vücuduna, sabun baloncuklardan galaksilere, karınca kolonilerinden uluslara kadar )

Temelde sistemler iki kategoriye ayrılırlar:

Kapalı Sistemler:  Çevresiyle etkileşimde olmayan ve onlardan etkilenmeyenler.

Açık Sistemler:  Enerji, malzeme ve bilgi değişimine imkan veren daha büyük dış çevreli veya başka bir sistemde bulunan gerçek dünya sistemleridir.

 

Sistem Teorisi nedir ?:

Oluşumları organizasyonları bakımından cisimlerinden, tiplerinden, uzamsal, zamansal varlık ölçütlerinden bağımsız olarak değerlendiren disiplinlerarası yaklaşımı anlatır. Basitten karmaşığa doğru olayın kendisini tarif edebilecek  tüm oluşumlarını ve modellerini (genellikle matematiksel model)  inceler.

Değişik oluşumları, içindeki unsurları ve nitelikleri arasındaki ilişkiler topluluğu olarak algılayan ve açıklayan bir yaklaşımdır. Olayların, durumların ve gelişmelerin incelenmesinde kullanılan bir bakış açısı bir düşünce tarzı, bir metottur. Sistem yaklaşımı, olaylar ve olgular arasındaki ilişkilerin ve karşılıklı etkileşimini inceleyerek analizlerde bulunur.

İnsan nasıl hareket ediyor? Tüm mekaniği, anatomisi ve çevresiyle ilişkisi açısından nasıl oluyor? Başka unsurlar nedir hareketi incelememiz gereken?

Genel Sistemler Teorisi Birliğinin amaçları:

  1. Çeşitli alanlardaki kanun, model ve kavramlar arasında yapı benzerliklerini araştırmak ve bir alandan diğerine gerekli transferleri gerçekleştirmek;
  2. İhtiyaç duyulan alanlarda ortaya çıkan teorik sistem modellerin yaygınlaştırılmasını ve geliştirilmesini teşvik etmek;
  3. Farklı bilim dallarında çalışan uzmanlar arasında iletişimin artırılması sayesinde bilimde ortak genel geçer bir modele ulaşmak.

 

Sistem Bilimciler, Sibernetik dalıyla sınırları ve ilişkisi:

Birçok sistem bilimci, çok yakın bir yaklaşım gösteren sibernetik yani enformasyon+kontrol+geribildirim+iletişim  alanından gelen kavramları kullanmaktadırlar.

Sibernetik Yunan kökenli “kybernetes” den gelmekte , hayvan ve m akinelerin(ki şimdilerde toplum ve insanları da ekleyebiliriz)  iletişimi ve kontrolü üzerine bir ilim olarak ilk defa matematikçi Weiner tarafından kullanılan bir terminoloji olarak karşımıza çıkmıştır.

Düzen, yapı ve kalıpların görünüş olarak kaotik sistemlerden ve aşırı karmaşıklıktan nasıl doğduğunu inceleyen karmaşıklık biliminin haritası: Brian Castellani

Sibernetik, Shannon’ın bilginin iletişim kanalları vasıtasıyla  iletimi, mühendislik kontrol sistemlerinde kullanılan geribildirim konseptiyle  enformasyon teorisinden ortaya çıkmıştır.   Gözlemcilerin etkileşimde bulundukları sistemlerin modellerini nasıl inşaa ettikleri (konstrüktivizm) üzerine yoğunlaşmasından bugünkü  şekli olan “İkinci Derece Sibernetik” e somutlaşmıştır.

Aslında, sibernetik ve sistem teorisi özünde aynı problemi çalışır. Bu problem  organizasyonun cisimleştirildiği alt katmanlardan bağımsız olmasıdır. Bu durumda,sınırları kavramak bakımından iki farklı yaklaşımı birbirinden ayırmak daha anlamlı olacaktır. Sistem teorisi sistemlerin yapıları ve modellerine odaklanırken, sibernetik sistemlerin işlevselliğini , hareketilerini nasıl kontrol ettikleriyle ve diğer sistemlerle kendi parçaları vasıtasıyla  nasıl iletişim kurdukları konusuyla ilgilenir.

Bir sistemin yapısı ve fonksiyonu ise sadece ayrıştırılarak anlaşılamaz, çok açıktır ki sibernetik ve sistem teorisi tek bir yaklaşımı, iki fasıla olarak sağlamalıdır.

 

Derleyen: Aydın Ömer Kulen