Gelişim ve Başarıyı Beslemek

(4 dakika okuma süresi)

Organizasyonel gelişim, bir organizasyonun etkinliğini ve performansını iyileştirmeyi amaçlayan süreklilikle yapılan ve dinamik bir kavramdır.

Günümüzün hızla değişen iş ortamında rekabetçi kalabilmek, sürekli gelişim ve uyum sağlama kararlılığını gerektirir. Bu konu, kurumsal gelişimdeki en iyi uygulamaları araştırmakta; büyümeyi teşvik etmek, üretkenliği artırmak ve dayanıklı ve gelişen bir iş yeri oluşturmak için içgörüler ve stratejiler sunmaktadır.

Organizasyonel gelişimin temellerini gerçekleştirip gerşekleştirmediğinizi aşağıda deneyimlerime dayanarak elde ettiğim çalışma notlarından yola çıkarak araştırabilir, yeni bir bakış açısı sağlayabilirsiniz:

Şeffaf ve açık iletişim, güven ve işbirliği oluşturmak için hayati öneme sahiptir. Hem yukarıya hem de aşağıya doğru düzenli geri bildirim kanalları oluşturmak ve çalışanların fikirlerini ve endişelerini rahatça ifade edebilecekleri bir kültür yaratmak bu iletişimi kurmakta kaçınılmaz bir role sahip. Bu açıklık aidiyet ve bağlılık duygusunu beslerken, tecrübesiz ve öz iş nitelikleri henüz eksiklikler içeren çalışanların ayağınıza bağ olmasını engelleme potansiyeli olan bir atmosfer yaratacaktır. Özdisiplin, sorumluluk bilinci ve proaktif iş takibi gibi birincil nitelikler en hızlı açık iletişimli işyerlerinde gelişir.

Departmanlar arasında işbirliğini teşvik ederek kuruluşunuz içindeki piyon ağlarını, işlevsiz bilgi istifçilerini ortadan kaldırmalısınız. Çapraz işlevli ekipler, problem çözmeye farklı bakış açıları getirir ve fikir alışverişini kolaylaştırır, sonuçta yenilikçiliği ve verimliliği artırır. İşlevler arası işbirliğini böylelikle oluşturabilirsiniz. Yöneticilerin en büyük görevleri ya liderlere bunları yaptırmak ya da kendileri yapmaktır.

Örgütsel başarıda çalışanların refahının öneminin farkına varmak ilk önemsenmesi gerekenlerden.

İş-yaşam dengesi, zihinsel sağlık desteği ve sağlıklı bir yaşam tarzını teşvik eden girişimler/uygulamalar için kaynak sağlamak sadece memnun ve sağlıklı bir işgücünün sebebi değil, üretken ve kararlı olan insanları iş atmosferinde var edip, uzun süre sizin adınıza çalışmaları için bir bağlılık nedeni.

Bağlılıkla beraber işverenin tarafına biraz ağırlık verirsek toplantılardan tutun, uygulanan tekniklere kadar herşey mümkün olduğunca çevik olmalı. Bu çeviklik hem Türkiye’de herşeyi hızlı sonuçlandırmak isteyen yönetim biçimlerinin hem de gerçekten değişen pazar dinamiklerine hızla yanıt vermek için benimsenmeli. Yinelemeli geliştirme (Tekrarlayan ama aynı kalmamış, başka bir eklentiyle devam eden uygumalar ) ve işlevler arası ekipler gibi çevik uygulamalar, kuruluşların rekabette önde kalarak hızla uyum sağlamalarına olanak tanıyan yöntemlerdir.

Çeşitliliğe değer veren ve onu kutlayan, kapsayıcı bir iş yeri yaratmaya çalışıyorsak insanları ayırt etmemek, niteliği değerlendirmek için fazla dış görünüşe ve yöneticiden farklı karakter özelliklerine takıntı yapıp yetenekleri yok saymanın artık fırtınaya boşa kürek çekmekle eşdeğer olduğu bir çağdayız.

Kararlarda katılımı sağlamak ise yapmacık parti veya sosyal etkinliklerle varedilmeyecek kadar ciddi bir konu. Ya hiç yapmamak ya da samimiyeti gerçek katılıma dönüştürmek faydalı olacaktır.

Farklı bakış açıları, çalışanların geçmişleri ve liderlerle nitelikli çalışanlarınızın deneyimlerindeki farklılıkları benimsemek, yaratıcılığı ve yenilikçiliği teşvik ederek kuruluşun genel uyum kabiliyetine ve dayanıklılığına katkıda bulunmak çok önemli.

Lider demişken, yöneticileri liderlerle karıştırmamak lazım. Bir yöneticiye ihtiyacınız varsa onu bir lidere evirmek, lidere ihtiyacınız varsa hem liderlik hem de yönetici vasıflarını birarada tutmak değerli. Etkili liderlik ve liderler örgütsel başarının temel taşı. Ekiplerine ilham vermek ve rehberlik etmek için gerekli araçları ve eğitimi sağlayarak, her seviyedeki liderleri geliştirmek ve güçlendirmek üst düzey yönetimin yani aslında kuruluşların kendilerine katma değeri yüksek yatırımlarından biri.. Güçlü bir liderlik bilinci ve çizgisi, değişim zamanlarında süreklilik ve istikrar sağlayacaktır.

Stratejik bir vizyon ile stratejik planda organizasyonel gelişime mutlaka yer vermek lazım hatta ilk nosyonlarından biri yapılması faydalı olacaktır. Kuruluşunuzun değerleri ve hedefleriyle uyumlu, net ve ilgi çekici bir vizyonla başlamalı.

İyi tanımlanmış bir strateji, karar alma süreçlerine rehberlik eden ve herkesin ortak bir amaç doğrultusunda çalışmasını sağlayan bir yol haritası görevi görür. Tabi bu strateji başka birşey daha yapmanıza olanak tanıyacak, bildiğiniz gibi ana hedefleriniz belli değilse, OKR veya KPI’lar havada kalacaklardır.

Ölçüp analiz ederken bir an evvel organizasyonel gelişim girişimlerinizin temel performans göstergelerini (KPI’lar) oluşturmalısınız. Stratejilerinizin etkisini değerlendirmek için verileri düzenli olarak analiz etmeli ve geri bildirim toplamak şart; böylece sürekli iyileştirmeye olanak sağlamış olacaksınız. Bu sürekli iyileşme size karşı koyulamaz büyümenin kapılarını açacak; hata yapmaktan, hata yapılmasından, bazı denemelerden çekinmeyin, zorlukların öğrenme ve iyileştirme fırsatları olarak görüldüğü organizasyon genelinde büyüme zihniyetini geliştirmeli. Dayanıklılığın ve uyum yeteneğinin her düzeyde teşvik edilmesi, sürekli gelişim kültürüne katkıda bulunur, tahmin edeceğiniz gibi bu da organizasyonel gelişimin benimsenerek uygulanmasını ve anlaşılarak yapılagelmesini işletmenizde refleks haline getirebilir.

Sürekli öğrenmeye ve gelişmeye değer veren bir ortam dışında olumsuz hava ve korku kültürüyle çalışan bir işyeri hayal edin, yapmacık saygılar ve samimiyetsiz ilişkiler; aman Allah!.

Birbirine veya kendine bir katkı yapmasının başkalarına zarar vermeyeceğine inanan bireyler. Daha iyisi şamda kayısı.

Çalışanları yeni beceriler kazanmaya, sektör trendleri hakkında güncel bilgilere sahip olmaya ve profesyonel gelişim fırsatlarını aktif olarak aramaya teşvik etmek öncelikli olmalı. Öğrenmeye ve gelişime olan bu bağlılık yalnızca bireysel performansı arttırmakla kalmaz, aynı zamanda organizasyonun genel uyum kabiliyetine ve yenilikçiliğine de katkıda bulunur. İnovasyon mu dediniz, işte! Ha inovasyona ihtiyaç duymayabilirsiniz ama emin olun bu diğerinden daha iyi çalışanlar anlamına gelecek. Her türlü siz kazançlı olacaksınız. Bir öğrenme kültürünü benimsemekle herşey kolaylaşacak.

Organizasyonel gelişim bağlılık, uyum ve insanlara odaklanmayı gerektiren ve süreğen bir yolculuktur. (Üretim veya satıştaki çoğu iş gibi sonlanıp, bitmez)

İşletmeler, organizasyonlar veya kurumlar, yukarıdaki en iyi uygulamaları uygulayarak bir inovasyon, işbirliği ve dayanıklılık kültürü yaratabilir ve sürekli gelişen iş ortamında kendilerini sürdürülebilir başarı için konumlandırabilirler.