Sahada çok gördüğüm bir eğilim ve inanç var. Hatta bu efsaneleştirilmeye çalışılıyor ve çalışma ve üretmeye tek tipleştirme yanılgısısından çıkamayacak kadar bağnazca savunulma gayretleri ; genç profesyoneller için yanlış örnek teşkil ediyor.
Bir grup insan, kendi işinin değerini anlatırken diğer iş türlerini küçümsemeyi tercih ediyor.
“Biz sahadayız, onlar toplantıda.”
“Biz işi yapıyoruz, onlar konuşuyor.”
“Biz kriz çözüyoruz, onlar sunum hazırlıyor.”
Oysa karmaşık organizasyonlar böyle çalışmaz. Çalışamaz ki..
Sadece esnaflık kültürünü yücelterek henüz kurumsal sistemleşmeyi ya da alttaki mekanizmaları basitçe çözümlemek mümkünken, kendi çalışma kültürünü geçerli akçeleştirmek, iş yapılan kuruma ve çeşitli fonksiyonlarına katkı sağlamak yerine zarar getirmektedir.
Bazı işler eylem yoğundur.
Bazı işler bilgi yoğundur.
Bazı işler ilişki yoğundur.
Bazı işler karar yoğundur.
Bir müşterinin kaybedilmemesi, lojistik aracın zamanında çıkması, bir üretim hattının durmaması veya bir satınalma siparişinin zamanında kayıtlı giriş yapması elbette değerlidir.
Ancak aynı derecede değerli olan başka işler de vardır:
- Sürekli çıkan bir sorunun kök nedenini bulmak,
- Departmanlar arasındaki çatışmaları azaltmak,
- Yetki ve sorumlulukları netleştirmek,
- Riskleri ortaya çıkmadan görmek,
- Bir şirketin yanlış kararlarla milyonlar kaybetmesini önlemek,
- İnsanların daha verimli çalışacağı sistemleri kurmak.
- Yön verilmemiş bir departmana ya da şirkete koşullar içinde doğru yönü çizmek
Bu çalışmaların çoğu dışarıdan bakıldığında görünmez.
Çünkü her değer telefon trafiği, yüksek sesli mücadele veya son dakika kahramanlığı şeklinde ortaya çıkmaz.
Bazen bir kişinin gün boyu yaptığı en önemli iş, doğru soruyu sormaktır.
Bazen bir toplantı, aylarca sürecek bir sorunu başlamadan bitirir.
Bazen de saatlerce süren analizler, milyonlarca liralık yanlış yatırımı engeller.
Bu nedenle “Geçen hafta kaç kriz çözdünüz?” sorusundan çok daha ilginç bir soru vardır:
“Geçen hafta kaç krizin bir daha yaşanmaması için ne yaptınız?”
Kriz çözmek değerlidir.
Krizlerin tekrar etmesini engellemek ise ayrı bir ustalıktır.
Sonuçta şirketler sadece yük taşıyanlarla veya kamyon başında bekleyenlerle değil;
Bilgi taşıyanlar,
İlişki yönetenler,
Karar verenler,
Sistem kuranlar,
sayesinde de ayakta kalır.
Görünür emek değerlidir.
Ama görünmeyen emek de öyledir.